Ana Sayfa | İletişim
Firma
Rehberi

Sanayi ve Bütün Firma Rehberi, Türkiye'nin Kalbi Burda...
 
 
 
Firma Ekle | Yeni Firmalar | Top 100 | Alfabetik Liste | Şehir Liste | Bütün Sektörler | Üye Girişi
Sektörler
Alışveriş
Ambalaj Sanayi
Ağaç Ürünleri
Bahçe ve Çiçek
Basın Yayın
Bilgisayar Yazılım
Bilim ve Teknoloji
Boya Sanayi
Cam
Dekorasyon
Denizcilik
Deri
Ekonomi
Elektrik
Elektronik
Elektronik Sanayi
Emlak
Endüstriyel
Enerji
Ev Yaşam
Eğitim
Fuar
Giyim
Güvenlik
Güzellik ve Bakım
Gıda Sanayi
Haberleşme
Hayvancılık
Hizmet
Holdingler
Isıtma Soğutma
Jeoloji - Zemin Firmaları
Kağıt Sanayi
Kimya Sanayi
Kültür Sanat
Lastik Sanayi
Lojistik - Nakliye
Maden Firmaları
Makina Sanayi
Metal Sanayi
Mobilya Sanayi
Moda-Giyim
Muhasebe
Ofis Kırtasiye
Otomotiv Sanayi
Perakende
Plastik Sanayi
Porselen Firmaları
Reklam Tanıtım
Sağlık
Seramik Firmaları
Sigorta Firmaları
Spor
Takı ve Mücevherat
Tarım
Tekstil Firmaları
Temizlik
Turizm Seyahat
Yaşam ve İnsanlar
Çevre Su
İhracat Firmaları
İmalat Sanayi
İnternet Hizmetleri
İnşaat Dekorasyon
İnşaat Firmaları
İthalat Firmaları
İzolasyon

 
 
 
Firma Rehberi KARMA EKONOMİ NEDİR?

 
KARMA EKONOMİ NEDİR?
2008-08-26 03:08:41



 

KARMA EKONOMİ NEDİR?

ekonomi 2


Gerek kapitalizm ve piyasa ekonomisinin, gerekse sosyalizm ve merkezi planlamanın, esas amaç olan toplum refahına ulaşmakta bütün başarılı 1 ekonomik düzen olmamaları karma ekonomi düzenini ortaya çıkarmıştır.

Karma ekonomi düzeni birlikte alakadar bi şekilde muhtelif tarifler yapılmaktadır. Bunlardan çoğu aşağıda özetlenmiştir:

Karma Ekonomiyi; ekonominin üretici kesiminin, kamu ve hususi teşebbüslerinin 1 arada yaşadığı ve bütün 2 sektörün de toplum yararını gözeterek çalıştığı 1 düzen bi şekilde tanımlayan Prof. B. Üstünel1 sınırlandırılmış ve yaygın mülkiyetle, demokratik planlama ve sosyal devlet düzenini kurumsal çerçeve bi şekilde belirler.

Prof. A. Kılıçbayın bu konuda temel görüşleri ise şöyledir:2

Karma Ekonomi ulusal hasılanın gerek hususi gerekse kamu sektörünce müştereken yaratıldığı 1 ekonomidir. Teoride 2 sektör serbestçe rekabet eder ve kaynakların dağılımı piyasada teşekkül eden fiyat mekanizması bilhassa kalkınmakta olan ülkelerde çok güzel işlemez ve kaynak dağılımı optimal olmaz. Müdahale ve planlama gerekir.

Prof. Y. Ülken in karma ekonomi düzeni konusundaki görüşlerini şu biçimde özetlemek mümkündür: İktisadi kalkınma 1 amaçtır ve bu amaca varmak sebebiyle kullanılan vasıta ise iktisadi sistemdir. Kapitalist ve kollektivist sistemlerin kuramsal bi şekilde yaklaşımından bahsedilemez. Uygulamada yaklaşmışlardır. Karşı sistemin daha etken işlediği statik olan prensipleri ithal edilmiştir. mesela sol 1 alet olan plan kapitalist sistemin birtakım araçları da kollektivist sisteme aşılanmıştır. Sistemler böylelikle birbirlerine uygulamada yaklaşmışlardır.3

Gerçekte saf kuramsal anlamda ne kapitalist ne de kollektivist sistemin dünyada 1 uygulamasına rastlamak olabilir değildir. Nitekim Prof. Dr. İsmail Türk, zamanımızda her ekonomiler 1 anlamda karma ekonomidir der.4

Diğer taraftan 1 epey toplumcu düşünürler, karma 1 ekonomik sistemin 1 düş olduğunu ileri sürmektedir. mesela, Maurice Dobba göre Karma Ekonomi Politikası birlikte 2 sosyal sistemin, 1 ekonomi içinde ile müstakar ve sürekli 1 sistem bi şekilde yaşaması 1 düştür. Böyle 1 karmaşıklığın istikrarsız 1 kompromi olması, şiddetli uyuşmazlıkları maskelemesi sebebiyle 1 epey sebepler bulunur. Böyle 1 ekonomi içinde sistemlerden birisi egemenliğini kurar ve ötekini kendine bağlantılı, tabi 1 partöner durumuna getirir.5

Bütün bu görüşlerin ötesinde bugünkü hakikat şudur ki; karma ekonomi düzeni, devlet kesimi ya da hususi kesim ağır basarak dünyanın birçok ülkesinde uygulanmaktadır. 1 anlamda karma ekonomi düzeni devamlılık niteliği kazanmıştır. Kalkınmakta olan ülkeler (az gelişmiş ülkeler) sebebiyle ise, karma ekonomi düzeni 1 mecburiyet bi şekilde ortaya çıkmış bulunmaktadır. Doç. Dr. Sadıkların Japon ve Rus Kalkınma Modellerini inceleyen kitabında bu konularda mekan alan görüşleri şu biçimde özetlemek mümkündür.

Japonya ve Rus Kalkınma modellerinde müşterek olan ve dikkatle izlenmesi gereken birtakım hususlar bilirmiş bulunmaktadır: İki modelde de tüketimden büyük ölçüde kısıntı yapılmıştır. yalnız, dünyanın 3 büyük ekonomik güçleri arasına girildiğinde tüketici sorunlarına dizi gelmiştir. çağdaş kalkınmaya yönelen sorunlarına dizi gelmiştir. çağdaş kalkınmaya yönelen yatırımlar sebebiyle lazım fonlar büyük fedakarlıklarla temin edilebilmiştir. Japonya dış ticaret imkanlarından da faydalanmış olmakla beraber, tarım sektörünün fedakarlığı 2 modelde de esastır. Tarım kesiminde verim artırmak sebebiyle büyük gayretler gösterilmiştir. Eğitime daima ve artan ölçülerde ağırlık verilmiştir. böylelikle başlıca kritik etmen olan emeğin kalitesi yükselmiştir. Daha sonraları da, sınai sektör, ağır ve kimya sanayi başta gelmek üzere ön plana alınmıştır. Büyük kapasiteler yaratılmıştır. İki ülkede de, epey farklı niteliklerde olmakla beraber, plan yolu denenmiştir. ulusal motifle ya da düzenin üstünlüğü kanıt etmek amacıyla ekonomik kalkınma daima ilk öncelik sırasını almıştır. önderler bu amaca birbirini adadıkları gibi toplumuda buna inandırmışlardır. Verimi artırmak sebebiyle sermaye ve teknik yığmak yolundaki çabalar sürekli surette arttırılmıştır. Bağımsız insiyatifin gücü ve rekabetin fazileti 2 ülkenin mayasına da girmiştir. siyasi istikrar ise, sürekli 1 kalite taşımıştır. Kalkınmaya götüren bu doğrultulardan yararlanmak olabilir olmakla beraber, bu 2 modelin de aynen herhangi 1 yepyeni kalkınmakta olan ülkeye uygulanması bahis konusu değildir.

Bugün kapitalist ve toplumcu ya da Marksist ekonomik düzenler arasında birde yepyeni kalkınmakta olan ülkeler düzeni ortaya çıkmıştır. Bu ne Marksist kalıba ne de kapitalist kalıba uymaktadır. İki düzenin de en uygun tarafları birlikte donatılmış yeni 1 düzen ihtiyacı belirtmiştir. yalnız kalkınmakta olan ülkelerin şartları o kadar değişiktir ki müşterek 1 kalkınma reçetesi yazmak imkansızdır.

Yeni kalkınmakta olan ülkelerin kalkınmasında izleyecekleri yolun planlı 1 karma ekonomi düzeni olduğu bilinmektedir. Bu yalnızca izlenecek yolu göstermektedir. Neler yapılacağı ise, yalnız bütün ülkenin şartlarına göre tesbit edilebilmektedir. bütün ülkeye uyan kalkınma planları yapılmamıştır. Bu konuda herkese uyan hazır esbaplar yoktur. yalnızca I. Adelman, değişkenleri alınsa bile, en az 41 değişkenli 1 sorunun çözümlenmesi gerekmektedir. bütün şeyden önce, sosyal ve ekonomik etmenler bakımından nerede bulunulduğunun tespit edilmesi lazımdır. Çok dikkatle yapılmış 1 ulusal envanterin üzerine oturtulan ekonomik ve sosyal planın etken olacağı çoğunlukla kabul gören 1 görüştür. Bu 1 metoddur ve yalnızca getirilmesi yetmemektedir. Liderlerin buna inanması ve toplumun bütün kesiminin uygulamaya ile katılması gerekmektedir. siyasi istikrarın önemi ise burada belirmetedir. Unutmamak gerekir ki, bütün kalkınmanın 1 bedeli bulunur . Japon ve Rus kalkınmaları da büyük fedakarlıklar üzerine oturmuştur.6

Yukarıda değinilen Prof. İrma Adelman ın çalışması Japonya ve Türkiyeyi de içine alan 1 çalışmadır. Bu çalışmada, kalkınmanın ekonomik, sosyal ve siyasi göstergelerinden kırk 1 adedi inceleme konusu yapılmıştır. Bu çalışma sonucuna göre; Türkiyenin kalkınması sebebiyle sosyal yapıdan doğan engeller kalkmıştır. Bizim gibi ülkelerde, dar vadede yapılacak hamleler; ekonomik örgütlenmelerin tesirliliğini artırmak, kalkınma sebebiyle ulusal 1 seferberliğe girip bu konuya büyük ağırlık vermek şeklinde özetlenebilir.

Görülüyor ki bütün ülkenin özellikle kalkınmakta olan ülkelerin ekonomik, sosyal ve siyasi şartları değişik farklıdır. Bu itibarla bu ülkeleri kuramsal ekonomik 1 kalıbın içersine yerleştirmek olanağı yoktur. Kendi şartlarına uyan karma ekonomi politikası tek çıkar 1 yol bi şekilde gözükmektedir. Nitekim Prof. Dr. Gülten Gazgan bu zorunluluğu kabul ederek özetle aşağıdaki görüşleri ileri sürmüştür: Az gelişmiş ülkelerin kalkunması kapitalist ve toplumcu sistemlerdeki kurumların, 1 karması haline gelmiştir: 1 taraftan, ferdi teşebbüs, üretim araçları hususi mülkiyeti, kâr teşviki gibi, kapitalizmin esas kurumları benimsenmiş; 1 taraftan da, piyasa mekanizmasının işleyişindeki aksaklıkları düzeltmek üzere, toplumcu sistemin emredici planlaması yerine, yol gösterici planlama, kamu yatırımları benimsenmiştir. ama nihai amaç kapitalizmin yerleşmesi olduğu sebebiyle, az gelişmiş ülkelerin kalkınma sorunu, toplumcu doktrinin kapsamına girmeyip, laisser-fairee tepkiler içinde kalmaktadır. Bunu da belirleyen dünya siyasi dengesi içinde, az gelişmiş ülkelerin siyasi ve yönetici kadrolarının tercihleri olmuştur. kuvvetli 1 kapitalist müteşebbis sınıfın varlığının sonucu olmamıştır.7

Ancak, az gelişmiş ülkelerin plitik ve yönetici kadrolarının tercihlerini etkileyen başlıca etmenler arasında, karma ekonomik düzenle hem refah, hem hürriyet, hem de sosyal güvenliğin 1 arada gerçekleştirilebileceğinin anlaşıkmıl olmasında aramak yerinde olacaktır.

II- TÜRKİYE DE KARMA EKONOMİ VE PLAN UYGULAMASI

Türkiye, tanıma elverişli, devlet sektörü ağır basan karma ekonomi sistemini uygulayan 1 kalkınmakta olan ülkedir. bütün ne kadar, Prof. Cahit Talas, Devlet kesimi küçülmekte, ekonomik bina içinde hususi kesimin yeri büyüyerek kapitalist sisteme doğru 1 geri dönüşe heveslenilmektedir. Görüşünü ileri sürmekte ise de rakamlar bu görüşü kanıtlamamaktadır. Kamu kesimi yatırımları birinci plan döneminde toplam yatırımların %52,4, ikinci plan döneminde 53,1i bi şekilde gerçekleşmiş ve üçüncü plan döneminde ise, toplam yatırımların %56,3ünün kamu kesimi tarafından yapılması planlanmıştır.

Türkiyeyi dünyada karma ekonomi düzenini yaygın bi şekilde uygulayan ilk ülkelerden biri bi şekilde kabul edebiliriz. Ülkemizde böyle 1 ekonomik düzeninin doğmasına doktriner, görüşler değil Türkiyenin gerçekleri yol açmıştır.

1923-1932 yılları arasında hususi teşebbüse dayalı 1 ekonomi politikası uygulama istenmişse de, 1932 yılından itibaren devletin ekonomiye doğrudan müdahaleci ve üretici bi şekilde girmesi karma ekonomi düzenin Türkiyede başlangıcı sayılabilir. Hızla gelişme zorunluluğu, tasarrufların yetersizliği, müteşebbislerin bulunmayışı devleti ekonomik hayata müdahalesini gittikçe artan oranlarda zorlamıştır. Piyasa mekanizmasının da o günkü koşullar içinde gereği olmuştur.

1934 yılında uygulamaya başlanan birinci beş yıllık sanayi planı birlikte devlet kimya, yapay ipek, kâğıt, çimento, dokuma, demir-çelik gibi başlıca sektörlerde yirmi kadar kritik tesis kurmuş ve bizzat işleterek üretime geçmiştir. Kurulan devlet teşekküllerinin idaresini düzenliyen yasa da 1938 yıllarında çıkartılmıştır. 1936 yılında hazırlanan ikinci beş yıllık sanayi planı 100 tane kadar yepyeni tesisin devlet tarafından kurulmasını öngörmekteydi. yalnız bu plan birincisi kadar başarılı olamamıştır. Bugün Türkiyede faaliyette bulunan başlıca kamu iktisadi teşebbüslerin kuruluşları bu dönemlere rastlar. böylelikle devlet düzenleyici fonksiyonu yanında üretici ve müdahaleci fonksiyonu da üstlenmiş, sanayileşmede öncülük yapmıştır. Kurulan tesisler o günkü koşullar içinde büyük yatırımları gerektirdiği gerçekleştirilemeyeceği büyüklükteki büyüklükte ki tesislerdir. Bu tesislerin devlet tarafından sanayilerin kuruluşuna zorlamıştır. buna ilave olarak, devlet teşebbüsleri hususi kesimin bu kanudaki noksanlığı nı da doldurmuştur.

1960 yıllarında karma ekonomi düzeni kanuni temellere oturtulmuştur. Anayasamızın 41. maddesi aynen şöyledir iktisadi ve sosyal yaşam, adalete, bütün çalışma esasına ve herkes sebebiyle insanlık haysiyetine yarasır 1 yaşayış seviyesi sağlaması amacına göre düzenlenir.

İktisadi sosyal ve kültürel kalkınmayı demokratik yollarla gerçekleştirmek; bu maksatla, ulusal tasarrufu artırmak, yatırımları toplum yararının gerektirdiği önceliklere yöneltmek ve kalkınma planlarını yapmak ödevidir.

Ayrıca anayasamızın 129. maddesine göre; iktisadi sosyal ve kültürel kalkınma plana bağlıdır. Kalkınma bu plana göre gerçekleştirilir.

Anayasamızın bu amir hükümlerine uyularak, 1963-1967, 1968-1972 ve 1973-1978 yıllarını içeren beşer yıllık kalkınma planı yapılmıştır. Bu planlarda karma ekonomi düzeni temel alınmıştır. Bilhassa birinci beş yıllık planda karma ekonomi düzeninin işleyişi birlikte alakadar kurallar hayli açıklıkla belirtilmiştir. Bu itibarla aşağıya birinci beş yıllık planda mekan alan hükümler ana hatlarıyla alınmıştır.

Birinci Beş Yıllık Planda Karma Ekonomi ve Kuralları

Türk ekonomisi devlet ve hususi teşebbüs sektörlerinin yan yana bulunduğu karma 1 ekonomidir. Planlama bakımından karma ekonominin sağladığı imkanlardan en epey faydalanma yolları üzerinde durulacak ve bu sistemin kurallarına uyulacaktır.

Devlet sektörünün faaliyeti, kararlaştırılan gelişme hızını gerçekleştirecek ve stratejinin gerektirdiği yönde dengeli 1 kalkınma sağlayacak biçimde planlanacaktır.

Toplam tasarrufun artmasına paralel bi şekilde hususi teşebbüsün yatırımlarını artırması, bunların süratli ve dengeli 1 kalkınmanın gerektirdiği sahalara yöneltilmesi teşvik edilecek ve bu teşvikte doğrudan doğruya kontrollerden kaçınılarak vergi ve kredi politikaları sermaye piyasasının teşekkülü ve geliştirilmesi gibi dolaylı tedbirlere başvurulacaktır.

Plan, devlet ve hususi teşebbüs kesimlerinin yan yana bulunduğu karma 1 ekonominin bütünü birlikte hazırlanmıştır. Strateji kararında açıklanan iktisadi ve sosyal erekler, kamu kesiminin ve hususi kesimin gelişmeleri konusunda herhangi 1 peşin hükümle bağlantılı olmaksızın siyasi, sosyal düzenin ve iktisadi kaynakların sağladığı imkanlara göre tespit edilmiştir.

Kalkınma politikasının ana ilkesi, özgürlük düzeni içinde %7lik dengeli büyüme hızını ve bunun gerektirdiği fedakârlıklar sonunda meydana gelecek nimetlerin adil 1 biçimde dağılımını sağlamaktadır. Bu politikanın tespitinde devlet ve hususi teşebbüs kesimleri birbirinden ayrı ve menfaatleri birbiri birlikte çelişen 2 parça bi şekilde değil, 1 bütünün kendilerini tamamlayan 2 kesimi bi şekilde ele alınmıştır.

Kamu kesiminin iktisadi faaliyetleri sebebiyle hedeflerin tespitinde hususi kesimin gelişme imkanları ve yönleri de göz önünde bulundurulmuştur. Özel sektörün geliştirilmesi sebebiyle bu sektöre tanınacak imkanlarda plan hedeflerinin gerçekleşmesi ve toplum tasarrufları ve yatırımları en yüksek kılma amacına göre devinim edilmiştir.

Karma ekonominin işleyiş kuralları toplum refahının artırılmasıyla alakadar siyasi, sosyal ve iktisadi özellikler arasında, plan stratejisinin kurduğu dengeye göre tayin edilmiştir. Kamu ve hususi sektör teşebbüsleri arasındaki iş bölümü, işbirliği ve rekabet şartları planın sosyal ve iktisadi hedeflerinin gerçekleşmesi sebebiyle lazım şartlara elverişli bi şekilde tespit edilmiştir.

Kamu ve Özel Sektör Arasında İş Bölümü ve İşbirliğinin Esasları

Gelişen 1 ekonomide devlete düşen görevleri geleneksel 1 görüşle sınırlandırmaya imkan yoktur. İktisadi kalkınma yurdun sosyal ve ekonomik düzeninde değişmeleri gerektiren sosyal 1 olaydır. Bunun gerçekleşmesi ve huzur ve istikrarın sağlanması adil 1 gelir dağılımı ve dengeli 1 üretim bünyesi gibi yalnız devlet otoritesinin müdahalesiyle gerçekleşecek birtakım şartlara bağlıdır.

Özel sektörün iktisadi kalkınmanın her şartlarını ancak başına gerçekleştirmesi olabilir değildir. İktisadi kalkınmanın gerçekleşmesi sebebiyle yatırımların hızlandırılması, üretimin yapısında ve metodlarında birtakım esas değişikliklerin meydana getirilmesi gerekir. Faaliyetlerini piyasa şartlarına göre ayarlayan müteşebbisin bunları gerçekleştirmesi olabilir değildir. Az gelişmiş ve durgun 1 iktisadi düzenden ileri ve dinamik 1 bünyeye geçiş sebebiyle merkezi otoritenin sistematik ve akılcı tedbirler alması gerekmektedir. Nitekim Türkiyenin ilkel 1 ekonomik düzenden daha ileri 1 üretim sistemine geçmesi devlet yatırımları ve kamu iktisadi tesebbüslerinin faaliyetleri birlikte olabilir olmuştur.

Bu sebepten kamu ve hususi sektör faaliyetlerini kesin çizgilerle sınırlandırmak gereksiz ve imkansızdır. Devlet plan hedeflerinin gerektirdiği şartları sağlamak sebebiyle iktisadi faaliyetleri düzenleyebilmelidir. Bunun lüzumu 1 misalle belirtilebilir. Türkiyede tarım, geleneksel bi şekilde hususi teşebbüse bırakılan ve aile işletmelerinin yaygın olduğu 1 iktisadi etkinlik koludur. yalnız devlet önderlik etmez ve birtakım faaliyetleri üzerine almazsa, bu sektörde 1 gelişmenin olacağı şüphelidir. Tarımsal üretimin artması sebebiyle devletin bu sektöre sulama, güç , yol ve haberleşme tesisleri, kredi ve pazarlama imkanları sağlaması, teknik yardımda bulunması ve toprak reformu gibi birtakım esas strüktür değişmelerini gerçekleştirmesi gerekmektedir.

İleri teknik ve büyük sermaye isteyen yepyeni üretim kollarında teşebbüsler kurmak suretiyle, devletin sanayi alanında da gelişmeye öncülük etmesi gereklidir.

Kamu ve hususi sektör arasındaki iş bölümünün tespitinde doğmatik 1 tutum değil, ama pratik 1 görüş hakim olmuştur. İş bölümüne temel, bu 2 sektörün kendine özgü özellikleri ve bugünkü ekonomik düzen olacaktır. Bu düzen içinde yapılacak ayarlamaları ise planın iktisadi ve sosyal hedefleri tayin edecektir.

a. Stratejide belirtildiği gibi %7 büyüme hızının idame ettirilebilmesi sebebiyle artan gelirin olabilir olduğu kadar yüksek 1 oranın yatırım harcamalarına ayrılması gerekmektedir. yalnız kişilerin tasarruf eğilimleri dar sürede değişmesi olabilir olmayan sosyal ve kültürel faktörlere bağlıdır.

Planda devinim noktası bi şekilde, hususi sektörün yaratabileceği tasarrufların tahminin, geçmişteki eğilime bağlantılı bi şekilde yapılmış ama devletin tasarrufu teşvik edip tedbirler dolayısıyla plan döneminde hususi sektörün şahıs ve kurum tasarrufları birlikte daha büyük yatırım hacmini gerçekleştirebileceği varsayımına dayanılarak düzeltilmiştir. Bunun sebebiyle vergi ve kredi politikaları birlikte hususi sektör tasarruflarının artırılması teşvik edilecektir. yalnız %7 büyüme hızının gerektirdiği her ek kaynakları bu biçimde sağlamak olabilir olmayabilir. Özel sektör tasarruflarının artması büyük ölçüde müteşebbis karlarının çoğaltılması birlikte ilgilidir. Özel işletmelerin yarattıkları fonların 1 kısmının tüketime girmesi normal ve kaçınılmaz 1 olay olduğundan hususi tasarrufların artması sebebiyle alınan tedbirler toplam sasarruf hacminin azalması birlikte neticeleneceği gibi adaletsiz 1 gelir dağılımı da meydana gelir.

Bu sebeple iktisadi kalkınma birlikte alakadar kaynakların sağlanmasında adil 1 vergi sistemi ve devlet teşebbüslerinin yaratacağı fonlar da büyük 1 rol oynayacaktır.

b. Yıllık programlarda toplam yatırımlar ve sektöre göre dağılımları devlet ve hususi bi şekilde ayırımı gösterilecektir. böylelikle bütün sektörde yapılaması gereken en düşük hususi sektör kendinden beklenen yatırım miktarı gösterilmiş olacaktır. Özel sektör kendinden beklenen yatırım miktarını gerçekleştiremediği ya da aştığı takdirde kamu yatırım hedefleri buna göre tekrardan gözden geçirilecektir.

Kamu sektörü yatırımları aşağıda belirtilen hususlara göre tespit edilmiştir:

Temel Yatırımlar (enfrastrüktür)

İktisadi kaynaklarımızdan bütün bi şekilde yararlanabilmemiz sebebiyle birtakım devlet hizmetlerinin geçmiştekinden epey daha geniş 1 çapta ele alınması gerekmektedir. İktisadi kalkınmanın temeli olan bu hizmetler arasında eğitim, afiyet ve ulaştırma gibi geleneksel devlet hizmetleri bulunduğu gibi, ileri kapitalist ülkelerde dahi çağdaş devlet anlayışına elverişli bi şekilde merkezi otoritenin üzerine aldığı güç, sulama tesisleri, barajlar gibi esas yatırımlarda bulunur.

Temel hizmetlerle alakadar yatırımlar, çok sermaye istediği, geniş 1 organizasyonu gerektirdiği ve mahiyetleri icabı dar sürede kârlı olmadıkları sebebiyle bunların yapılabilmesi sebebiyle gereklidir.

Kalkınma süresinin bilhassa ilk dönemlerinde lazım esas yapıyı sağlıyaca yatırımlara büyük fonlar ayrılmıştır.

Üretken Yatırımlar

Kamu sektörü aşağıda belirtilen durumlarda üretken yatırımlar yapacaktır.

(a) kamu iktisadi tesebbüslerinde üretkenliği artıracak ve kapsamlı bi şekilde bu sektörde verimliliği sağlayacak yatırımlar yapacaktır.(bütçe içi döner sermayeli işletmeler dahil)

bu sektördeki kapasitenin daha iyi kullanılması, kalkınma hedeflerine elverişli üretim artışı meydana getireceği gibi bu erek sebebiyle lazım fonların kritik 1 kısmını da yaratacaktır.

Bu sektörde başlamış bulunan yatırımların tamamlanması ve tamamlayıcı yepyeni yatırımlarla döner sermaye ihtiyaçlarının karşılanması üzerinde önemle durulmuştur.

(b) Plana göre yatırım yapılması gereken 1 alanda hususi teşebbüs yatırım yapmıyorsa ve bu durum ekonomide birtakım kritik tıkanıklıkların meydana gelmesi ne sebep olacaksa devlet ya da kamu teşebbüsleri yatırım programlarını ayarlıyarak lazım yatırımın yapılmasını sağlayacaktır.

(c) kamu fonlarının israfına ve maksatları dışında kullanılmasına sebep olan karma teşebbüse prensip bi şekilde mekan verilmeyecektir.

Ancak hususi tasarrufların harekete geçirilmesi ve acayip sermayenin teşviki gibi, birtakım hususi durumlarda devlet karma teşekkül kurucaktır.

(d) Mali sebeplerle ya da kamu yararı sebebiyle tekel kurulması lazım alanlar devlet teşebbüslerine ayrılmıştır. buna ilave olarak hususi şahıslar tarafından fiili tekel kurularak bunun kötüye kullanılması ya da spekülatif kazanç sağlama amacı haline getirilmesi durumunda devlet müdahale edecektir.

2) Kamu İktisadi Teşebbüsleri birlikte Özel Teşebbüs Arasında Rekabet Şartları

iktisadi politikanın her araçları kamu kesimine ve hususi kesime denk bi şekilde uygulanacaktır. Ekonomide faaliyette bulunan her iktisadi teşebbüslere ortak ve belli kuralların uygulanması ilkesi gene iktisadi politikanın temelini teşkil edecektir. Şöyle ki:

(a) İktisadi politikanın esası açıklık olacaktır. Plan stratejisinde belirtildiği gibi maliye, para, fiyat, dış ticaret ve yatırım politikalarında, kararlılık ve açıklık ilkelerine uyulacak ve gerek devlet sektöründe, gerek hususi sektörde uzağı görme ve güvenle devinim etme imkanı sağlanacaktır.

(b) İktisadi devlet teşebbüsleri iyi 1 müteşebbis gibi devinim ederek karlarını azamileştirmeleri olabilir kılacak 1 fiyat politikası yürütecektir. İktisadi devlet teşebbüsleri yalnız yepyeni kurulan 1 sanayinin iç piyasada 1 süre korunması gerekiyorsa, mesela işletmenin bütün kapasite birlikte çalışmasını olabilir kılacak 1 istek hacmi henüz teşekkül etmemişse ya da sosyal amaçlarla siyasi tercihlerin sonucu bi şekilde birtakım tüketici grupların korunması gerekiyorsa fiyatlarını maliyetlerinin altında tespit edebileceklerdir. Bu gibi hallerde meydana gelecek işletme açığı bütçeden ayrılacak ödeneklerde kapatılacaktır. yalnız bunun hususi teşebbüsle haksız rekabet sonucu vermemesi ilkesi daima göz önünde tutulacaktır.

(d) Faiz haddi, süre, faizin ve ana paranın ödenmesi konusunda uygulanacak teşvik tedbirleri plan hedeflerine elverişli bi şekilde kesimlere göre tayin edilecektir.

(e) İthal programları, kesimlerin ihtiyaçlarına göre tespit edilecek, kamu ve hususi kesimin ithalat talepleri plan hedefleri ve toplum yararı ölçülerine göre incelenip değerlendirilecektir. Plan hedeflerine elverişli ve ilerde teknik ve mali yapıları bakımından maliyetlerinin düşmesi beklenen yepyeni sanayilere uygulanacak olan seçici koruma ve gümrük politikaları hususi sektöre ve kamu sektörüne denk şartlarla uygulanacaktır.9

B) İkinci Beş Yıllık Planda Karma Ekonomi Politikası İlkeleri

İkinci beş yıllık planda daha da açıklığa kavuşturulan karma ekonomi politikasının ilkeleri aşağıda gösterilmiştir.

(bir) Karma ekonomi düzeninin amacı kaynakların ekonomik ve sosyal etkinlik dalları arasında daha da iyi dağılımı sağlayacak 1 ortam yaratmak suretiyle ülkenin her kaynak ve imkanlarını seferber ederek ekonomik kalkınmayı hızlandırmak olacaktır.

(iki) Karma ekonomi düzeni Türk toplumunun daha yüksek 1 refah seviyesine erişmesinde adil ve dengeli 1 gelişme sağlamanın aracı bi şekilde kullanılacaktır.

(üç) İkinci Beş Yıllık Planı kamu sektörü sebebiyle emredici, hususi sektör sebebiyle yol gösterici ve destekleyici, fertlerin teşebbüs gücünü ortaya çıkarıcı ve geliştirici ölçüde olacaktır.

(4) Karma ekonomi düzeninin kuralları tanımlanacak ve mevcut düzenin aksaklıkları hızla ortadan kalkacaktır denmişse de, üçüncü beş yıllık planda bile bu yolda bütün başarıya ulaşıldığı söylenemez.

İkinci Beş Yıllık Planda daha epey alt bina yatırımlarını geliştirilmesi ve toplum refahına yönelen eğitim, afiyet gibi sosyal amaçlı yatırımlar yapması öngörülmüştür. İmalat sektörünün ise, uzun vadede hususi kesime bırakılmasını sağlayacak 1 politika izlenmesi önerilmiştir. yalnız ekonominin hızla gelişmesi sebebiyle lazım olan ve hususi sektörün kullanılacak teşvik araçlarına rağmen giremediği kuvvet gelişen ve ekonomide kısa boğazlar yaratan sanayi kollarına da devletin etkili 1 müteşebbis bi şekilde girmesi önerilmektedir. Birinci Beş Yıllık Plandan değişik bi şekilde karma teşebbüslerin İkinci Beş Yıllık Planda teşvik edildiğinde görülmektedir. Kamunun tekrardan girdiği sanayi alanlarına hususi teşebbüsün katkısını sağlamak sebebiyle, karma teşebbüsler tercih edilecek, görüşü hakim olmuştur. yalnız iştirakleri birlikte kurulacak karma teşebbüslerde sermaye ve idare hakimiyetinin mahdut sayıda hususi kişilere bırakmamak prensibi temel alınmıştır.

III- Özel ve Kamu Sektörlerinin Ekonomik Kalkınma Sürecindeki Rolleri

Kalkınma planlarımız belirli 1 kalkınma hızını sağlayabilmek sebebiyle belirli ölçülerde yatırım yapılmasını öngörmektedir.

Öngörülen miktarlarda yapılacak yatırımların yalnız yarısı kadarını devlet yapabilmekte, kalan kısmını ise hususi kesim gerçekleştirmektedir. Aşağıdaki tablo(bir) Kamu ve Özel kesim yatırımlarının toplam statik sermaye yatırım içindeki paylarını birinci ve ikinci plan dönemlerine göre, göstermektedir. buna ilave olarak tablo(iki) bu yatırımların yüzde artış hızlarını göstermektedir.

TABLO 1- KAMU VE ÖZEL KESİMYATIRIMLARININ TOPLAM SABİT YATIRIMLARI İÇİNDEKİ PAYLARI

Birinci Plan Dönemi İkinci Plan Dönemi

Plan Gerçekleşme Plan Gerçekleşme

Hedefi Hedefi

Toplam Yatırım yüz.0 yüz.0 yüz.0 yüz.0

Kamu Kesimi Yatırımları 59.9 52.4 52.6 53.1

Özel Kesim Yatırımları 40.bir 47.6 47.4 46.9

TABLO 2- TOPLAM SABİT SERMAYE YATIRIMLARININ YÜZDE ARTIŞ HIZLARI

Birinci Plan Dönemi İkinci Plan Dönemi

Plan Gerçekleşme Plan Gerçekleşme

Hedefi Hedefi

Toplam Yatırım on.7 9.4 11.iki on.8

Kamu Kesimi Yatırımları on.6 8.5 on.0 on.7

Özel Kesim Yatırımları 11.0 on.5 12.5 11.0

Üçüncü plan döneminde yapılacak yatırımların sektörler itibariyle ayırımı da tablo(üç) de gösterilmiştir.

TABLO 3- ÜÇÜNCÜ PLAN DÖNEMİNDE YAPILACAK SABİT YATIRIMLARININ SEKTÖRLER VE (KAMU KESİMİ-ÖZEL KESİM) İTİBARİYLE AYRIMLARI

(1971 fiyatlarıyla)

TOPLAM KAMU ÖZEL

Milyar Toplam Milyar Toplam Milyar Toplam

(TL) İçinde (TL) İçinde (TL) İçinde

Yüzde Yüzde Yüzde

Tarım 33.0 11.7 17.4 52.7 15.6 47.üç

Madencilik 16.üç 5.8 13.4 82.iki iki.9 17.8

İmalât Sanayi 87.7 31.bir 43.0 49.0 44.7 51.0

Ulaştırma 40.6 14.5 31.9 78.6 8.7 21.4

Ticaret +Mali K. 5.0 bir.8 bir.5 30.0 üç.5 70.0

Turizm 4.5 bir.6 bir.7 37.8 iki.8 62.2

Konut 44.0 15.7 iki.iki 5.0 41.8 95.0

Toplam (1-7) 231.bir 82.iki 111.bir 48.bir 12.0 51.9

Enerji 24.0 8.5 22.bir 92.0 bir.9 8.0

Eğitim 14.0 5.0 13.üç 95.0 0.7 5.0

Sağlık 4.0 bir.4 üç.8 95.0 0.iki 5

Kamu Hizm. 8.0 iki.9 8.0 yüz.0 __ __

Toplam (8-11) 50.0 17.8 47.iki 94.4 iki.8 5.6

Genel Toplam 281.bir yüz.0 158.4 56.üç 122.7 43.7

(1-11)

Not: Toplamlar yuvarlama nedeniyle bütün tutmayabilir.

Yukarıdaki tobloların da tetkikinden anlaşılacağı üzere hususi ve kamu sektörlerine planlı dönemde ekonomik kalkınmamamızda aşağı yukarı denk roller verilmiştir. Birinci ve ikikinci plan dönemlerinde hususi kesim kendisine düşen görevi fazlasıyla yerine getirmiş görülmektedir. Yatırım yapmak tüketimden kesmek 1 anlamda fedakarlık yapmak demektir. Özel kesimin planda tahmin edilenden çok yatırım yapabilmesi karma ekonomi kurallarının hayli iyi işlediğini göstermektedir.

Tablo(üç)ün incelenmesi ise, üçüncü plan döneminde alt bina yatırımlarının %94ünün kamu sektörüne ayrıldığının üretken yatırımların ise %48inin devlet tarafından yapılacağını göstermektedir. Özel kesimin ise toplam üretken yatırımlarının %51.9unu yapacağı hesaplanmaktadır.

Ekonomimiz de toplam yatırımlarla toplam kaynaklar arasında tasarruf açığından ileri gelen 1 farkın mevcut olduğu bilinmektedir. Özel kesim tasarruflarının artarak yatırıma dönüşmesi bu açığı kapatabilecek 1 faktördür.

IV- Üçüncü Beş Yıllık Planda Kamu ve Özel Sektör

A-Yeni Stratejide Kamu ve Özel Sektör

Uzun dönemli kalkınmanın ve üçüncü beş yıllık kalkınma planının esas hedefleri ve stratejisi döküm anında bu konuyla alakadar hükümleri şu biçimde özetlemek mümkündür:

Sanayileşmenin gereken hızda ve şekilde oluşması, hususi ulusal teşebbüsün gücünün bu strateji yönünde geliştirilmesi sebebiyle devlet, (bir) Özellikle büyük sermayeyi, yüksek ve ileri teknolojiyi gerektiren yepyeni, riskli veya savunma birlikte alakadar sanayilerin geliştirilmesi teşebbüslerinde bulunacak, (iki) Özel kesimin faaliyetlerini özendirici, destekleyici ve caydırıcı bi şekilde yönetici 1 vazife üstlenecektir. Özel kesimin faaliyetlerinin yönetilmesinde kararlılık, açıklık, genellik ve korunma ilkelerine uyulması ve alanlara yönetilmesi, anayasanın 40. ve 41. maddeleri birlikte devlete verilen ödevdir. (Yeni strateji Md. 7. 12)

Stratejide değinilen, devletin hususi kesim sebebiyle yüklendiği görevlerde sağlanması öngörülen kararlılık, açıklık, genellik ve korunma ilkeleri, kanımızca, hususi sektöre sağlanacak maddi destekten daha önemlidir.

Özel kesim belirli 1 perspektif içinde projelerini yapabilmesi yatırım kararlarını verebilmesi sebebiyle, en azından bu sezon içindeki devletin mali, ekonomik politikasını ve bunun değişmeyeceğini bilmesi büyük önemi haizdir. Şayet, hususi kesim kararsız 1 ekonomi politikası içinde yarınına güvenemez 1 hale sokulur ise, ya yatırım kararlarını alamayacak ya da bunları ertelemek zorunda kalacak, veya en kötüsü, epey dar 1 sezon içinde sermayesini amorti etmek telaşına kapılacaktır. Geri kalmış ülkelerde yüksek karlı gözüken teşebbüslerin vücut bulma nedenleri buradadır. Bu itibarla yarından emin 1 hususi müteşebbis zümresi yaratmak devletin başlıca görevleri arasında olmak gerekir. Diğer 1 deyimle hususi müteşebbisin yasayacağı ve genl ekonomik yapıya faydalı olabileceği ortamı yaratmak devletin başlıca görevleri başında olmalıdır. Stratejinin yukarıda değinilen ilkesi kanımızca bu yönden büyük ehemmiyet arz etmektedir. Anayasamızda buna amirdir.

Stratejinin 7.16. maddesinde mekan alan; plan hedeflerinin gerçekleştirilmesinde kaynakların etkili kullanılmasına imkan veren fiyat istikrarının sağlanması da hususi kesimin yatırım kararlarında başlıca 1 etmen olacaktır. Yatırımlarındaki girdi fiyatlarının yalnız belirli ölçülerde artacağını bilen 1 müteşebbis birlikte bu artışları tahmin edemeyen, 1 ya da birkaç sene içinde yüzde 100 artışlar bekleyen 1 müteşebbisin davranışları arasında büyük farklar olacağı şüphesizdir.

Stratejide mekan alan hususi acayip kaynaklardan yararlanma konusundaki aşağıdaki önerilerde kayda kıymet hususlardır:

Yabancı sermaye iç tasarruf açıklarına karşı yararlanabilecek 1 kaynak ve ulusal teşebbüsün ulusal kaynaklardan üretilmeyen teknolojiyi kullanmasında, yüksek vasıflı iş gücünü iş başında eğitilmesinde ve dış pazarlara çıkışında işbirliği yapacağı 1 ortak bi şekilde kabul edebilecektir. (md.7.17). Bu hüküm içindeki en kritik hususlardan biri, acayip sermayenin iç tasarruf aşıklarına karşı yararlanabilecek 1 kaynak bi şekilde gösterilmesidir.

Plan ve programlar uyarınca hızla kurulmaları gereken sanayi birimlerinin yapımında, hususi teknoloji gerektiren konularda ve iç tasarruf açıklarının mecburi kıldığı zamanlarda, kalkınma hızını düşürmemek ve fiyat istikrarını bozmamak sebebiyle,irtibat yöntemleri önceden belirtmek şartı birlikte,dış imalatçı kredilerinden yararlanılması önerisi stratejide mekan almıştır.

Stratejiye giren bu hükmün önemi kanımızca büyüktür.irtibat şartları önceden tespit edilmesi suretiyle dış imalatçı kredilerinden yararlanmak imkanı sağlanmaktadır.bununla beraber, bu kredilerinin hangi hallerde kullanacağı da sınırlanmış ve irtibat şartlarının da daha önceden tespiti lazım görülmüştür.

Stratejide mekan alan ve hususi kesim sebebiyle ehemmiyet arz eden hükümlerin 1 öteki de, hususi kesim kamu kesimi kamu kesimi yatırımları sınırına tesir yapan 7.35 maddesinde hükümdür. Bu hükümlere göre; özellikle güç ham maddelerinin ve stratejik maddelerin zamanında ve emniyetle sağlanması sebebiyle devlet eli birlikte işletilmesi temel tutulacak radyoaktif mineraller kamu tekelinde bulunduracaktır. Planın mecliste müzakeresi sırasında kabul edilen değişiklik önergeleri dolayısıyla bu nesne birlikte plan metnindeki nesne arasındaki paralellik 1 ölçüde kaybolmuştur. Zira güç ham maddelerinin sayılabilecek linyit maddeleri verimli işletilmek, elektrik enerjisi üretiminde kullanılması mecburi olmamak kaydı birlikte kamu tekeli dışına çıkartılabilecektir.Stratejik maddelerin tanımı da Hükümete bırakılmıştır.

B) Üçüncü Beş Yılık Planda Makro Büyüklükler İtibariyle Özel ve Kamu Sektörünün Yeri

Üçüncü Beş Yıllık Plan döneminde yapılacak 281.bir milyar liralık yatırımdan 122.7 kısmının hususi kesim tarafını gerçekleştirebileceği hesaplanmıştır. böylelikle, plan döneminde toplam yatırımlar içinde hususi kesimin payını yüzde 43.7 ve kamu kesiminin payının yüzde 56.üç olması beklenmektedir .Plan döneminde kamu kesimine büyük sermaye getiren yatırımlar birlikte alt bina yatırımlar ayrıldığı sebebiyle kamu kesimi payı yüksek görülmektedir. Birinci ve İ kinci Plan dönemindeki kamu ve hususi kesim yatırımları içindeki payları yukarıdaki tablo 1ve2 de gösterilmiştir.

Üçüncü Plan döneminde toplam statik sermaye yatırımlarının yılda ortalama yüzde 12.8 artacağı hesaplanmıştır. Özel kesim statik sermaye yatırımları yüzde 11.8 ve kamu kesimi statik sermaye yatırımları yüzde 13.6 oranında artacağı hesap edilmiştir. Bu artış hızları daha önceki plan dönemlerine kıyasla kamu sektörü sebebiyle iyimser hususi sektör kesimi sebebiyle kötümser rakamlar bi şekilde alındığı görülmektedir.

Yatırımlarının artışı yatırılabilecek fonlarını kimler tarafından yaratıldığı ve nasıl kullanıldığına bağlıdır Bu itibarla, sektörler arası fon akımları ve yatırım-tasarruf dengesi konuları ağırlık kazanmaktadır.Üçüncü Planda öngörülen yatırım büyüklüğüne ulaşabilmek sebebiyle, marjinal iç tasarruf oranı yüzde 37.9 bi şekilde hesap edilmiştir. Kamu tasarruflarının yılda ortalama yüzde 18.9 oranında artacağı öngörülmüş ve hususi tasarruflarının yılda yüzde 8.5 artacağı edilmiştir. böylelikle Gayri Safi ulusal Hasılanın yüzde on.8 oranında tasarruf sağlayan hususi sektörün gene Gayri safi Mili Hasılaya oranla yüzde on.iki lik 1 yatırım yapacağı (Beş Yıllık 1 sezon içinde) öngörülmektedir.

Üçüncü Beş Yıllık plan döneminde yatırım tasarruf dengesi tablo4de gösterilmiştir.

TABLO 4- TASARRUF YATIRIM DENGESİ

Yüzde Artışlar 1971 Fiyatlarıyla

Milyar TL

Beş Yıllık Yıllık 1973-77 ÜBYF Dönemi

Ortalama GSMH Toplamına

Oranlar

TASARRUFLAR

1) Toplam İç Tasarruflar 89.02 13.6 280 23.3

Özel 50.48 8.5 130 on.8

Kamu1 37.64 18.9 150 12.5

2) Dış Tasarruflar -28.57 -6.5 on 0.9

Toplam Tasarruflar 81.55 12.7 291 24.2

YATIRIMLAR

1) statik S.Yatırımları 82.29

Özel

Kamu

2) Stok Değişimi

Özel

Kamu

Toplam Yatırımları


ekonomi, finans, key, ödeme, bankalar, yatırım, para, faiz, döviz, imf, kriz,

Kaynak: makaleler.com

Toplam Ziyaretçi Sayısı : 66

 
 
 
 
 
 
 
 
 
 

 



 
Kategoriler
Bankalar
Faktoring
Finans
Genel
Yatırım

 


İlgili Makaleler
Esnaf ve KOBİ`lere 350 milyon YTL`lik kredi
Yağ sektörü de krize takıldı
Çin’in Ülke Profili
ABD’nin Ülke Profili
Avrupa Birliği Kurumları
AB, İş Hayatımızda Neleri Değiştirecek?
AB Hayatımızda Neleri Değiştirecek?
AB Hedefleri Yolunda Turizm Sektörü
Avrupa Birliğinin Tarihçesi
Gayri Safi Milli Hasıla Gsmh

 

İlgili Sektör Haberleri
Doktora POS zorunluluğu
Krize giren firma adını açıklamaya utanıyor
Krize İnat Merkez Bankası Faiz İndirdi
Hangi sektör avantajlı?
2009 da cüzdanlar yanacak
Kriz gemileride vurdu
Özel sektör, krize karşı kendi tedbirlerini alıyor
Enflasyon çift hanede kalacak
MİLLİ GELİR İLK KEZ 10 BİN DOLARI AŞACAK
Kredi batağında hızlı artış

 


İlgili Firma İlan / Haber / Kampanya / Ürünleri

 
   
   
   

Copyright © 2007 Firma Rehberi
www.firmalarrehberi.net

Sitedeki Firma, İlan, Haber, Makale, Ürün ve Kampanyalardan firmalarrehberi.net sorumlu degildir. Bunlarla ilgili sorumluluk içerigi yayinlayan yayinci Firmaya aittir.
Kullanım Koşulları